“önünü görememek” .
Lise yıllarında en önsırada Vahdettin diye bir arkadaşla oturuyordum(Boyum kısa olduğu için değil dersi daha iyi dinleyip anlamak ve potansiyel çalışkan öğrenci grubunda görünüp hocalardan kanaat notunu almak için oturuyordum. DİPNOT). Kopyalarını kocaman teksir kâğıtlarını dörde katlayarak yazar, sınav esnasında kağıdın yüzlerini açar tekrar katlar kopya çeker o değil ben tedirgin olurdum. Üstelik Ayhan hocanın sınav esnasında sıramızın köşesine oturduğu zaman bile yapardı. Bak Vahdettin yakalanırsın derdim. “Merak etme en öndeyiz bizden şüphelenmez - gözümün önünde de çekemezler ya- diye düşünür.” Derdi ve hep haklı çıktı en arka sıradaki Sait Naci gibi usta kopyacılar bile yakalandı ama Bizim Vahdettin yakalanmadı.
" Ne zaman nerede oturacağınızı bilmelisiniz."
Okul sıralarında en ön sırada oturmak demek; derse katılacağını fiili göstermek, çalışkan öğrenci vasfını kazanmak, kopya çekmeyeceğine hocalarını kesinlikle inandırmak anlamına geliyordu.
Üniversitede bu tarzım değişti. En son sıralarda oturmaya başladım. Pedagojik formasyon sınıfında Doktor tezini “Sınıftaki Oturma Düzeni ve Oturduğu Konuma Göre Öğrenci Düşünce ve Davranış Şekilleri” üzerine yazan hocamız; "Sınıfın en arka sıralarında oturup derse en çok katılıyorsun senin önde oturman gerekiyor" demişti. Bende en ön sırada olduğum zaman sadece sizi ve tahtayı görüyorum, ufkum daralıyor. Sınıfın tepkilerini tam algılayamıyor, konuşmalarıma ona göre yön veremiyorum demiştim. Oda bana: "O zaman Doktora tezimi bitirinceye kadar gözüme gözükme çünkü tezime aykırısın" demişti. Belki de haklıydı, okul yıllarından hatırladığım kadarıyla genelde arka sıradakiler dersle en az alakadar olup, gazete, dergi, bulmaca, kitap, oyun, uyku vb ile daha çok flört edenlerdi.
" İstisnalar kaide bozmaz ama çoğalırsa kaide olur kim bilir."
Can AKBAY - 28.02.2010 21:12 Pazar-Dalaman
28 Şubat 2010 Pazar
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
HAYIR! HİÇ NORMAL DEĞİL
TK-7069 uçuş nolu TRABZON -ANKARA uçağı. Uçağa bindiğimde 3E numaralı koltuğumun üstündeki dolap, kabin görevlilerinin güvenlik malzemeleri...
-
Ey koca yürekli adam, Gün gelip de senin ardından kaleme sarılacağım hiç aklıma gelmemişti. Çocukluğumuz hep senin sevgi, saygı ve çalışk...
-
Bir zamanlar bir çınar ağacı vardı, dallar budakları sarmış, yapraklar meyveleri kapatacak kadar çoktu. Kimi zaman yele maruz kalınca d...
-
Hayatı tek tip yaşarsanız aptallaşırsınız maalesef. Dokunduğunuz, saydığınız, gördüğünüz paraların kağıt bloklarından farklı olduğunu öğr...