24 Ağustos 2010 Salı

Hiçlik Şehirleri

Hiçbir şeyi olmayan şehirde neyi yazarsınız yazılacak tek şey hiçliktir bir hiç uğruna, hiç sebepten, hiç olduysan. olmayanları yazarsın uzakları yazarsın, uzakları düşlersin hep uzak, ilham vermez sana hiçlik, Kendini dinlersin hep hiç söylemez yüreğini dolduracak kadar. Hiçi düşünemezsin uzun süre, hiç uğraş gerektirmez, düşündürmez hiç. Hepsi budur gördüğün kadar, hep hasrettir kalışın, Daralan fikir dünyanla ufkun küçülür sonra anlarsın. Önemsizleşir herşey olmayanda. Yokluk zordur varlığa inat. Gideni çok geleni azdır. Konuşanı çok farkı yok olanı boştur. Dardır ufukları küçük yerlerin, tembellik dizboyu, zamanla sende alışırsın kahve köşelerinde zamanlamaya. Zaman çok yapılacak yoktur. Umut yoktur. Sabrı yok anlayışı telaş istemez. Derinlik yoktur düz mantık. Zamanı dolduramazsın, durduramazsında. Akar gider sıkıca. Şimdi anlıyorum neden İstanbul üzerine bu kadar çok şey yazıldığını. Herşeyi olan bir şehir ; tarihi-coğrafyası, insanı-insanlığı-insansızlığı, insafı-insafsızlığı, medeniyeti-medeniyetsizliği, denizi-mehtabı ayı -yıldızı bitmeyen yolları, dinmeyen öfkesi, bitmeyen enerjisi, hasreti- vuslatı, zevki-zahmeti, yorgunluğu, dinginliği, durgunluğu, yenisi -eskisi, bugünü-yarını, dünde kalanları-bugün olanları. kültürü-kültürsüzlüğü. Farklılıklar o kadar çoktur ki fark edemezsin çoğunu her gidişin netleştirir yeni şeyleri, Dolar dolar boşalırsın, fikirler birbirini kovalar, yürekler farklı atar kalp ritmine inat. 24.08.2010

HAYIR! HİÇ NORMAL DEĞİL

TK-7069 uçuş nolu TRABZON -ANKARA uçağı. Uçağa bindiğimde 3E numaralı koltuğumun üstündeki dolap, kabin görevlilerinin güvenlik malzemeleri...